TMMOB Mimarlar Odası 49. Dönem Olağanüstü Genel Kurulu: Meslek, Kent ve
Deprem Gündemi
TMMOB Mimarlar Odası, 31 Ekim – 1 Kasım 2025 tarihlerinde
İstanbul Maltepe’deki Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdiği 49.
Dönem Olağanüstü Genel Kurulu ile meslektaşlarını bir araya getirdi. Yaklaşık
300’ü delege ile yaklaşık 80 konuğun katıldığı bu kritik toplantının ana gündem
maddeleri; ülke gündemi ve meslek alanına etkileri ile mesleki
uygulama ve hizmetler oldu.
Ülke Gündemi ve Meslek Alanımıza Etkileri
Genel Kurul’un bu başlık altındaki tartışmalarına, deprem
felaketleri ve kentleşme sorunları damga vurdu.
Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinin etkileri, özellikle Hatay’dan
katılan Mustafa Özçelik’in konuşmasında derinlemesine ele alındı.
Özçelik, Hatay’daki durumu "krizi fırsata çevirme yeteneği" olarak
adlandırarak, bu anlayışa karşı çıktı. Kentin tarihsel ve kültürel
varlıklarının geri döndürülemez biçimde yok edilmesinden endişe duyduklarını belirtti.
Tescilli yapılar konusunda yaşanan sorunlar dikkat çekiciydi:
Deprem sonrası kalan ayakta kalan 250 tescilli yapının, "kötü görüntü
olmasın" gerekçesiyle son aylar içinde yıkıldığı ifade edildi. 1
restorasyon yerine 10 konut inşa ederiz mantığıyla hareket edildiğinde; iş
matematiğe indirgendiğinde kentin kültürü bitiyor dendi.
İzmir Şube'den Ali Ekinci ise deprem sonrası yargı
süreçlerine odaklandı. İzmir depreminde 37 kişinin öldüğü yapının duruşmasında
bir mimarın "İmza benim ama projeyi ben yapmadım, ama ben yapmadım, fenni
mesul benim ama binanın yerini bilmiyorum" demesi, mesleki sorumluluk
bilincinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Isias Otel davasında binanın
mimarının tadilat talebiyle gelen müteahitin talebini sorgulamadan, önceki müellife
haber dahi vermeden hazırlandığını; statik raporda imzasının olduğunun farkında
olmadığına ilişkin “benim adıma yapmışlar ama haberim yok” dediği anda
Kıbrıs'tan gelen ve vefat eden çocukların ailelerinin ayağa kalktığını
belirttiği duruşma ortamına ilişkin Ali Ekinci “böyle mimarların olduğu bir
ortamda Mimarlık mesleğinin onurunu düzeltmemiz çok zor” yorumunu yaptı. Rönesans
Yapı davasında (resmi rakamlara göre 260, gayri resmi rakamlara göre
800 kişinin vefat eden) ise meslektaşımızın mahkemede binanın normlara uygun
yapılmasına rağmen neden yıkıldığını kendisinin de
şaşırdığını belirttiğine işaret ederek ve meslektaşların bu
yıkımlara şaşırmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Peki nasıl yapılmıştı
Rönesans Yapı? Zeytinlik alanından belediye eliyle “Hatay'a
Cennetten bir köşe kazandırıyoruz” sloganıyla yapılan temel atma töreninde
Adalet Bakanı ve Vali katılmış. Kaç Mimar yargılanıyor depremden sonra? Kaçı
suçlu? Suçsuzların yanında mıyız? Mahalle baskısı ile çok sayıda
Mimar arkadaşımız için dava açılmış durumda. “Meslek etiği ve sorumluluğunu
yerine getirirsek bu yangın yerinden çıkış sağlayabiliriz belki!” Bu
sebeple İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi'nde oluşturulan bir bilirkişi
heyetinin yıkımlarda Kamu görevlilerinin yıkımlardan sorumlu olduğuna dair
görüşü üzerine kamu görevlilerinin yargılanmaya başlandığına ilişkin verilen
haber bu iç karartıcı tablodaki en olumlu gelişme idi.
Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, kentlerin ve kırsal
alanların yağmalanmasına direnen bir TMMOB kimliğine vurgu yaptı. Hatay Oda
Başkanı Mustafa Özçelik, inşaat ve mimarlığın istatistiki bir bilgiye
indirgendiğini (örneğin, 12 ayda şu kadar yapı) ve artık kentte insan
yaşamının belirleyici olmadığını ifade etti.
Diğer konuşmacılar ise mevcut durumu şu sözlerle özetledi:
- "Mimarlar barınak yapmaz, barınağı el yordamıyla halk yapar. On binlerce bina yapıyoruz, içerisinden
bir eser çıkmıyor".
- "Belediyeler, kar-zarar
gözeten kurumlardır, yıkım hali gözetilmiyor".
- "Çevre yok, sosyoloji yok.
Mimarlık yok".
- İnşa edilmiş gerçekler üzerinden
hakikati okuyamazsınız.
- Gebze’de durup dururken yıkılan yapı ne yazık ki bu şekilde yıkılan son yapı da olmayacak.
Mesleki Uygulama ve Hizmetler Yönetmeliği
Genel Kurul’un ikinci ana başlığı olan Mesleki Uygulama ve Hizmetler, yoğun
tartışmaların odağı oldu. Mimarlık Hizmetleri Yönetmeliği taslağının hazırlık
sürecinin şube ve temsilciliklerde yapılması ve her maddenin tek tek
tartışılması, çıkan metnin "mümkün olan en çok sesli yönetmelik
çıktısı" olmasını sağladı. Tartışılan temel noktalar
tanımlar, mesleki denetim, büro tescil belgesi (btb) verilme koşulları,
ücretli mimarların durumu, yapı denetimde çalışan
mimarlar idi. Tüm tartışmaların ardından, Mimarlar Odası
Mimarlık Hizmetleri Yönetmeliği taslağı, Divan başkanlığını Koray Güler'in
yaptığı Genel Kurul’un son oturumunda oy birliğiyle karara bağlandı.
Kapanış: Meslek Etiği ve Duruş
Genel Başkan Zeynep Eres kapanış konuşmasında, mimarlığın
okuması da icra etmesi çok zor bir meslek olduğunu belirterek, bir
mimarın duruşu ve etik anlayışıyla hemen
kendini belli edeceğini ifade etti. Hatay Oda Başkanı Mustafa Özçelik'in de
belirttiği gibi: "Bir ortamda bir Mimar bile yeter ki mimarca davransın ve söz alsın ".


.jpeg)

Yorumlar
Yorum Gönder